HZ MUHAMMED (sav)
HZ.MUHAMMED.SAV
En Son İncelemeler
· Kadın Erkek Eşitliği
· Hz. Aişe Validemizin...
· MUHARREM AYI VE AŞUR...
· DOĞRULUK ve DÜRÜSTLÜK
· BENCİLLİK ve FEDAKARLIK
· ŞEVVAL AYI ORUCU
· Namaz dinin direğidir
· Gece Yürüyüşü
· efendimiz hz.Muhamme...
· bunları biliyormuydunuz
GÜNÜN AYETI

GUNUN DUASI

GUNUN HADISI

Gazete Abonelik
HZ.MUHAMMED (SAV)

Sevgililer Sevgilisi Gul Muhammed'imizden Ayrilali gun oldu...
Kavusmamiz ise bir an meselesi...

Peygamberimizin Çocukları ve Torunları/Zeyneb (r.anha)
Peygamberimizin Sahabeleri
Zeyneb (r.anha)



Hz. Zeyneb, Peygamberimizin en büyük kızıydı. Re­sû­lul­lah 30 yaşındayken dünyamızı şereflendirmişti. Peygamberlikle vazifelendirildiğinde ise 10 yaşın­da bulunuyordu. Hatice validemizle birlikte Müslüman oldu.

Evlenecek yaşa geldiğinde Peygamberimiz onu Hz. Hatice’nin arzusu üzeri­ne Ebû’l-Âs bin Rebi’ ile evlendirdi. Ebû’l-Âs, Hatice validemizin kız kardeşi Hâle’nin oğluydu. Müslüman olmamıştı. O zaman Müslüman bir kadınla müş­rik erkeğin evliliğini yasaklayan hüküm henüz gelmemişti.

Müşriklerin babasına işkence etmesi Hz. Zeyneb’i çok üzüyordu. Fakat Pey­gam­be­rimiz ona üzülmemesini tavsiye ediyordu. Peygamberimiz Medine’ye hicret ettiğinde, çok arzu etmesine rağmen Hz. Zeyneb, kocası müsaade etme­diğinden Mekke’de kaldı.

Zeyneb (r.a.) bir yandan babasından ayrıldığına, bir yandan da müşrik biriyle evli bulunduğuna çok üzülüyordu. Fakat tevekkül içerisinde bu sıkıntıya sabre­diyor, Ce­nâb‑ı Hakk’ın bir kolaylık yaratacağına inanıyordu. Bu arada kocası­nın Müslüman olması için dua ve niyazda bulunmayı da ihmal etmiyordu.

Kaderin garip bir tecellisidir ki, Ebû’l-Âs, Bedir Savaşı’nda esir edildi. Müş­rikler esirleri için Müslümanlara “kurtuluş akçesi” gönderdiler.

Ebû’l-Âs müşrik de olsa kocasıydı. Bu sebeple Hz. Zeyneb onu esirlikten kurtarmayı düşündü. Fakat fidye için gönderecek bir şeyi yoktu. Hatırına sevgili annesinin “düğün hediyesi” olarak verdiği gerdanlık geldi. Ufak tefek bir şeyler daha bularak Medine’ye gönderdi.

Bunlar ulaştığında, Re­sû­lul­lah rikkate geldi. Hz. Hatice’nin kendisine ve Müslümanlara yaptığı yardımları düşündü. Gözyaşlarını tutamadı. “Şayet kızı­mın esirini serbest bırakmayı uygun görürseniz onu bırakın, malını da kendisi­ne iade edin.” buyurdu. Sahabiler, “Olur, yâ Re­sû­lal­lah!” dediler. Hz. Zeyneb’in kocasını serbest bıraktılar, gönderdiği fidyeyi de iade ettiler.

Ebû’l-Âs, doğru sözlü, dürüst ve güvenilir birisiydi. Peygamberimizin bu âli­ce­nap­lığı karşısında mahcup oldu. “Mekke’ye gittiğinde Hz. Zeyneb’i serbest bı­rakacağı” hususunda söz verdi. Peygamberimiz de Zeyd bin Hârise’yi (r.a.) ve Ensar’dan birini göndererek Zeyneb’i (r.anha) alıp getirmelerini istedi.

Bu sahabiler Mekke’ye girmediler, Yecec Vadisi’nde beklemeye başladılar. Mekke’ye giden Ebû’l-Âs, kardeşi Kinâne’yi Hz. Zeyneb’i Yecec Vadisi’ne gö­türmekle vazifelendirdi. Hazırlıklar tamamlandı, iki kişilik kafile yola çıktı.

Müşrikler bunu haber alır almaz harekete geçtiler. Kinâne’ye yetiştiler ve Hz. Zey­neb’in bindiği deveyi ürküttüler. Zeyneb (r.anha) o sırada hamileydi. Deveden düştü. Yüzü gözü kan içerisinde kaldı. Korkudan çocuğunu düşürdü...

Kinâne iyi ok atardı. Yengesinin durumunu görünce hemen yayına bir ok yer­leştirip müşriklere doğrulttu ve “Yaklaşanın kalbine saplarım!” diyerek tehdit etti. Müşrikler yaklaşamadılar. Biraz sonra da Kureyş’in reisi Ebû Süfyân geldi. Halkın Zeyneb’in böyle güpegündüz götürülmesini “Müslümanlara verilmiş bir taviz” olarak anlayacağını söyledi. Kinâne’ye dil dökerek bu işi geceleyin yap­ması ricasında bulundu. Kinâne bunu kabul etti. Zeyneb’i geceleyin götürdü, sahabilere teslim etti.

Bu küçük kafile, zor ve yorucu bir yolculuktan sonra Medine’ye ulaştı. Hz. Zeyneb, babasına ve kardeşlerine kavuşmanın sevinciyle bütün ağrı ve sızılarını unutuverdi.

Peygamberimiz, damadının bu davranışını takdirle karşıladı. “Benimle ko­nuştu, bana doğruyu söyledi, bana söz verdi, bunu yerine getirdi.” buyurarak onu taltif etti.

Hz. Zeyneb, Medine’de huzur ve saadete kavuşmuştu. Kocası Ebû’l-Âs ise onu gönderdikten sonra sıkıntılı bir hayat yaşıyordu. Bu arada hidayet nuru kal­bini aydınlatmaya başladı. Bir gün iyice düşündü ve Müslüman olmaya karar verdi. Müşriklerden alacaklarını aldı, borçlarını ödedi, sonra da onların toplu bulundukları bir yerde, “Kimsenin bende bir alacağı var mı?” diye sordu. “Ha­yır, hiçbir alacağımız yok.” dediler. Bunun üzerine Ebû’l-Âs, Müslüman olduğu­nu şu sözlerle açıkladı:

“Öyleyse beni dinleyin: Ben şu andan itibaren Müslüman oluyorum. Şahadet ederim ki, Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Yine şahadet ederim ki, Muhammed, O’nun kulu ve Resûlüdür.”

Müşrikler birden sarsıldılar. Neye uğradıklarını şaşırmışlardı. Ebû’l-Âs (r.a.) onların şaşkın bakışları arasında oradan ayrıldı. Medine’ye geldi, Re­sû­lul­lah’ın huzuruna çıktı ve Müslüman olduğunu açıkladı.

Peygamberimiz buna çok sevindi. Ona iltifatta bulundu. Başkasıyla evlen­meyen Hz. Zeyneb’i de tekrar kendisine verdi. Bu mesut hadise Hicret’in 7. yı­lında gerçekleşiyordu.

Hz. Zeyneb’in “Ümâme” ve “Ali” isminde iki çocuğu oldu. Fakat Ali küçük yaşta vefat etti. Vefat hastalığına yakalandığında Hz. Zeyneb, babasını çağırdı. Peygamberimiz, sevgili kızının evini şereflendirdi. Onun üzüldüğünü görünce, “Şüphesiz Allah’ın aldığı da verdiği de Kendisine aittir. Allah’ın indinde her şe­yin tayin edilmiş bir eceli vardır.” buyurdu. Sonra da torununu kucağına aldı. Ali o sırada can çekişiyordu. Ruhu çıkmak üzereydi. Şefkatinden, Peygamberimi­zin mübarek gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı. Bunu gören Sa’d bin Ubâde (r.a.), “Yâ Re­sû­lal­lah, bu nedir?” diye sordu. Peygamberimiz, “Allah’ın kulları­nın kalbine koyduğu bir rahmettir. Allah, kullarından ancak merhametli olana rahmet eder.” buyurdu. Biraz sonra da hep birlikte onu defnettiler.

Zeyneb (r.anha), Hicret’in 8. yılında vefat etti. Cenazesini Ümmü Eymen (r.anha) yı­kadı. Peygamberimiz (a.s.m.), belinden kuşağını çıkararak Ümmü Eymen’e ver­di. Sevgili kızı için onu kefen yapmalarını istedi. Cenaze namazını da bizzat kendisi kıldırdı, kabrine indi. Düşünceli ve üzgün idi. Kabirde biraz bekledi, sonra sevinç içerisinde dışarı çıktı. Oradakilere şu müjdeyi verdi:

“Zeyneb’in zayıflığını düşünüp, ona kabir sıkıntısını ve sıcaklığını hafiflet­mesi için Yüce Allah’a dua ettim, O da bunu kabul buyurdu.”[1]


________________________________________


[1]Tabakât, 8: 30-34; Üsdü’l-Gàbe, 5: 237; Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe: 95; İsâbe, 4: 312.


Yazar:


Sahabeler Ansiklopedisi
Gelişmiş Forum Başlıkları Bulutu
MEDİNEYİ AGLATAN EZAN (mutlaka okuyun), peygamberimizin üstün özellikleri, Hz. Muhammed’ e (S.a.v.), KURTULUŞ KAPISI, HZ. MUHAMMED HAKKI GÖZETİRDİ, Sultanım Benim, HAZRETİ MUHAMMEDİN(SAV.) HAYATI, Peygambere devenin şikayeti, Resulallahın(asm.) alemlere rahmet oluşu, Peygamberimizin Mucizelerinden Bir Kısmı, Allah için sevmek, ZEYNEB binti CAHŞ (r.a), CÛVEYRİYE BİNTÜ'L-HÂRİS, En Sevgiliye Selam Olsun Günler Senin, Resûlullahın Veda Haccındaki duâsı, Hz. Muhammed in Hayatı (Vikipedi), Nasihatlerinizi önce kendiniz tutun, peygamberimiz den gülümseme, En sevgiliye - dursun ali erzincanli, kötülüğe karşı hiç olmazsa kalben buğzedi, BEN SENi GÖRMEDEN SEVDiM EFENDiM, RESÜLULLAH'IN EKMEĞİ, İSRA VE Mİ'RÂC MU'CİZESİ, Yatağa Girince ve Evden Çıkınca, efendimizden şaka, Ah! Efendim, Peygamberimiz (sav)’in Şemaili, Yapılan İyiliğe Karşı Teşekkür Nasıl Olmalıdır?, CENNETE FİDANLAR DİKİNİZ, PEYGAMBERİMİZİN COŞKUN MERHAMETİ VE ŞEFKATİ
Security System 1.8.6 © 2006-2008 by BS-Fusion Deutschland
1232 Saldırı, Engelleme(ler)
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
Üye Istatistikleri
muminka...20 Hafta


Bugün: 0
Dün: 0
Bu Hafta: 0
Bu ay: 0
Bu yil: 0
Yeni Kullanici : islambekcisi

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
· Toplam Üye Sayısı: 2
Günlük Ziyaretçi
Ziyaretçi : 1769135
Site2820 gündür açik
627 ziyaretçi / gün

e-mail Kayit Dagilimi
Yahoo:0 (0%)
Gmail: 0 (0%)
Hotmail: 0 (0%)
MSN: 1 (50%)
Mynet: 0 (0%)
Other: 1 (50%)


Kısa Mesajlar
Mesaj göndermeniz için üye girişi yapmış olmanız gerekmektedir.

26/02/2015 20:07
gul gul

30/01/2015 20:46
Selamlarin enguzeli uzerinize olsun muminkardeslerim

06/04/2014 19:47
Selamlarin enguzeli uzerinize olsun muminkardeslerim gul gull

14/12/2013 18:07
yeni uyelerin dikkatine sitemize uye olduktan sonra bir kac gun sonra girisinizi deneyiniz.kontrold
en sonra aktif olacaktir

24/11/2012 19:39
Sayin uyelerimiz ve ziyaretcilerimiz sitemize konu eklemek isteyen arkadaslar ariyoruz

Site Ziyaretçileri
Pazartesi28
Sali37
Çarsamba32
Persembe28
Cuma29
Cumartesi25
Pazar37
Toplam:197851
En Çok:468
Günün Ayet ve Hadis

Günün Ayeti

Günün Sozu

Günün Hadisi

Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanir rahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size iki emanet bırakıyorum ki onlara sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah Kitabı Kur'an ve O'nun peygamberinin sünnetidir.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Sayfa oluşturulma süresi: 0.09 saniye 1,769,135 Tekil Ziyaretçi
   | Üye OL! Şifremi Unuttum?
MUMINKARDES.NET | MUMINKARDES.TK| ORUZ.NL| MAHZEMIN| AUTO-ISRA| sizin siteniz| sizin siteniz| sizin siteniz| sizin siteniz| sizin siteniz