HZ.MUHAMMED (SAV)

Sevgililer Sevgilisi Gul Muhammed'imizden Ayrilali gun oldu...
Kavusmamiz ise bir an meselesi...

MUMINKARDES.COM » Güllerin Efendisine » Efendimiz Hz. Muhammed'in Güzel Ahlakı
PEYGAMBERİMİZİN TİCARÎ AHLAKI
Kullanıcı Adı
Parola
Kayıt S.S.S. Üye Listesi Bugünkü Mesajlar Arama

Başlığı Yazdır

  PEYGAMBERİMİZİN TİCARÎ AHLAKI
by: muminkardes, 17-10-2011 06:21 ÖS (#1)

PEYGAMBERİMİZİN TİCARÎ AHLAKI


Peygamberimiz toplumdan uzak yaşayan bir insan değildi. Herkes gibi o da alış veriş yapıyor, borç alıp veriyordu. Ticarî hayâtı kontrol için ara sıra çarşıya pazara çıkıyor, insanlara adalet, insaf,, hak hukuk dersi veriyor, birbirlerini aldatmamalarını, yalan yere yemin etmemelerini söylüyordu.

Peygamberimiz, henüz kendisine peygamberlik gelmeden önce ticaretle meşgul oluyordu. Onunla iş yapanlar çok memnun kalıyor, doğruluk ve dürüstlüğüne hayran oluyorlardı. Mekkeliler en kıymetli mallarını onun yanına emanet olarak bırakıyor, her alanda güven duyuyorlar; yalan, hile, aldatma gibi çirkin huyların zerresinin dahi bulunmadığını çok iyi biliyorlardı.

Bir gün Peygamberimize Saîb adında bir Arap tüccar takdim edildi. Onu, Peygamberimize doğruluk ve dürüstlüğe dikkat eden bir adam olarak tanıtıyorlardı. Peygamberimiz ise, "Ben onu sizden iyi tanıyorum" deyince, Saîb de Peygamberimiz hakkında şöyle bir iltifatta bulundu:

"Evet, ticarette arkadaşlık etmiştik. Bütün hesapları gayet mükemmeldi."

Peygamberimizi tanımayanlar, ilk defa görenler bile onun yalan söylemeyen ve aldatmayan bir insan olduğu kanaatine varıyorlardı.

Bir defasında Medine yakınlarında bir kervan konaklamıştı. Peygamberimiz oradan geçerken kırmızı bir deve gördü. Fiyatını sordu. İstenilen fiyatı pazarlıksız kabul etti ve deveyi alıp götürdü. Fakat parasını vermemişti. Kervanda bulunanlardan bazıları söylenmeye başladılar. Parasını peşin olarak almadıkları için, sattıklarına pişman olmuşlardı. Fakat içlerinden bir kadın:

"Üzülmeyin, biz bu civarda onun kadar güzel yüzlü, temiz ahlâklı bir adam görmedik. Böyle birisi yalan söylemez ve bizi aldatmaz" deyince, hazır bulunanlar sustular.

Akşam olmuştu. Peygamberimiz devenin parasıyla birlikte, kervan halkının yemeklerini de gönderdi.

Peygamberimiz alış veriş esnasında kendisini tanımayıp da kaba davrananları hoş karşılar, onlara karşı peygamberlik imtiyazını kullanmazdı.

Bir gün bedevinin birisi et satıyordu. Peygamberimiz de bir miktar hurma karşılığında et almak istedi, fakat hurmayı bir müddet sonra getirmek üzere söz verdi. Eve geldi, hurmanın kalmadığını gördü. Tekrar pazara gitti. Bedeviyi buldu.

"Senden hurma karşılığında et almıştım, fakat hurma kalmamış" demeye kalmadı, bedevi bağırıp çağırmaya, yaygara koparmaya başladı. Etraftan Peygamberimizi tanıyanlar müdahalede bulunmaya kalkıştılar. Fakat Peygamberimiz onları bırakmadı.

"Siz müdahale etmeyin, bedevinin hakkı var" dedikten sonra, meseleyi tekrar anlattı. Yine de bedevi söylenip duruyordu.

Sonunda Peygamberimiz onu Ensardan birisinin evine göndererek hakkı olan hurmayı ondan almasını söyledi. Bedevi gidip hurmayı aldı.

Dönüşünde Peygamberimizi Sahabîlerle beraber oturuyor görünce, tanıdı, göstermiş olduğu anlayış ve sabırdan dolayı son derece duygulandı ve şöyle konuştu:

"Ya Muhammed (a.s.m), Cenab-ı Hak sana mükâfatını versin. Sen bana hakkımı fazlasıyla verdin."

Peygamberimiz ticarî meselelerde devamlı haklıdan yana olmayı tercih ederdi. Kendi şahsına karşı bir saygısızlıkta bulunulsa bile yine haklı olanı tutardı. Onun mağdur düşmesini istemezdi.

Peygamberimiz kaba saba hareketlere, daha çok bedevilerle muhatap olduğu zaman maruz kalıyordu. Çölde bulunmaları ve toplumdan uzak bir şekilde yaşamaları, onları sert davranmaya alıştırmıştı.

Yine bedevinin biri Peygamberimizdeki alacağını tahsile gelmişti. Fakat hakkını isterken kaba ve sert davrandı. Resulullahın huzurunda uygunsuz bazı sözler söyledi. Sahabe-i Kiram bu kaba hareketinden dolayı adama haddini bildirmek istediler. Fakat Peygamberimiz razı olmadı:

"Susunuz, bırakınız. Çünkü alacaklının, borcunu tahsil edene kadar borçlu üzerinde bir nüfuzu vardır. Hak sahibi hakkını istemekte haklıdır" buyurdu.

Peygamberimiz ödünç bir şey aldığı zaman ödeme zamanında alacaklıya daha fazla verirdi. Bir defa birisinden ödünç bir deve almıştı. Sonra onun yerine daha iyi bir deve verdi. Şöyle buyuruyordu:

"Borçlarını daha iyi ve daha mükemmel bir şekilde ödeyen insanlar faziletli kimselerdir."

Peygamberimiz bazen çarşı pazarı dolaşır, bir haksızlık ve hile olmaması için kontrolde bulunurdu. Uygunsuz bir şeyle karşılaşırsa, satıcıyı ikaz ederdi.

Bir gün Medine çarşısını dolaşırken bir hububat yığınının önünde durdu. Elini içine daldırdı. Eline bir ıslaklık dokundu ve altından, üstünde olmayan şeyler çıktı. Satıcıya döndü: "Nedir bunlar?" diye sordu.

Mal sahibi: "Ya ResulAllah, yağmur yağmıştı. Ondan ıslanmış olacak" dedi.

Peygamberimiz, "Neden ıslak kısmını herkesin görebileceği şekilde üste koymadın?" şeklinde azarladıktan sonra:

"Müslümanlar arasında aldatma olmaz. Bizi aldatan bizden değildir" buyurdu. Bir başka ifadesinde de şöyle buyuruyor: "Müslüman Müslümanın kardeşidir. Kusurlu bir malı din kardeşine satan hiçbir Müslümana bu satış helâl olmaz. Ancak satarken malın kusurunu açıklarsa başka..."

Peygamberimiz birisine ikramda bulunacağı zaman ticareti buna vasıta yapardı. Onun gönlünü kazanmak ve minnet altında kalmamasını temin için bu yolu denerdi. Peygamberimiz böyle bir ikramı bir seferinde Câbir bin Abdullah'a yaptı. Hz. Câbir'in kendisi anlatıyor:

"Ben bir savaşta Resulullahla beraberdim. Yolda bana, 'Allah sana mağfiret etsin, sen bu deveni bir dinara satar mısın?' dedi.

"Ben de 'Ya ResulAllah, Medine'ye vardığımız zaman bu deve sizin olsun' dedim.

"Resulullah yine, 'Allah seni bağışlasın, bunu iki dinara satar mısın?' dedi.

"Yirmi dinara varıncaya kadar devenin fiyatını birer dinar arttırdı. Ben Medine'ye vardığım zaman devemin başından tutup Resulullahın huzuruna götürdüm.

"Resul-i Ekrem beni görünce Bilâl'e:

"Ya Bilâl, Câbir'e ganimet mallarından yirmi dinar ver' buyurdu. Bana da, 'Deveni al, evine götür, senin olsun' taltifinde bulundu."



MEHMET PAKSU _PEYGAMBER EFENDİMİZİN ÖRNEK AHLAKI KİTABINDAN ALINMIŞTIR...
 
Şu an yaptığınız hiçbir iş,
Kılınmayı bekleyen vakit namazından
daha önemli değildir!!
----------------------------------------------
Her Hakkım Saklıdır®
|l|lllll|lll||ll||lll
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³
Kullanıcı Avatarı
muminkardes

Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 435
Katılım Tarihi: 24.01.11

Seçenekler
Atlanilacak Forum:
Forum powered by fusionBoard
Bu Başlığı Paylaş
URL:
BB Kodu:
HTML:
Gelişmiş Forum Başlıkları Bulutu
Sultanım Benim, Evden Çıkış Giriş, kutlu doğum haftaları, Hz Muhammedin Çocukluk Dönem, Hz Muhammedin Çocukluk Dönemi, Peygamber Efendimizin (sav) Konuşması, efendimizin cömertligi, AHMED MUHAMMED MUSTAFA, Hz. ÂİŞE (r.a.)(peygamber efendimizn hanımları 3), Peygamberimizin Duasıyla İlgili Mucizeler, Efendimiz gülümserken, Guzel sozler, Peygamber efendimizle bayramlaşmayı unutmayalım.., efendimizin gelecege dair verdigi haberle, Peygamberimiz (sav)'in duaları, Peygamber Efendimiz için kullanabileceğimiz mahsurlu olmayan isim ve sıfatlar nelerdir, HADİSİ ŞERİFLER, HZ.PEYGAMBERİMİZ(S.A.V) BUYURUYORKİ:, D. Ali Erzincanlı - Kırk Yaşındasın, On Musluklu Çeşme Gibi..., Peygamberimizin en çok kullanılan ismi nedir?, PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN TÜM İNSANLIĞA ÖRNEK ADALETİ, peygamber ve dua, www.resulullah.org, SEN YOKTUN, Hiç Böyle NAMAZ Kıldınız mı?, Hz. Peygamber'in Beslenme Şekli, Bize Senden Sonra Yaşamak Düştü!, Teşekkür Etmek Dinimizde Neden Önemlidir?, peygamberimizin yapmış olduğu bir dua..
Security System 1.8.6 © 2006-2008 by BS-Fusion Deutschland
1180 Saldırı, Engelleme(ler)
Sayfa oluşturulma süresi: 0.10 saniye 1,762,034 Tekil Ziyaretçi
   | Üye OL! Şifremi Unuttum?
MUMINKARDES.NET | MUMINKARDES.TK| ORUZ.NL| MAHZEMIN| AUTO-ISRA| sizin siteniz| sizin siteniz| sizin siteniz| sizin siteniz| sizin siteniz